Havuzdaki klor yüksek olursa ne olur? Yaz ayları geldiğinde havuzlar dolup taşıyor. Eskişehir gibi yazın hem kuru hem de sıcak geçen şehirlerde serinlemek için havuz neredeyse küçük bir kaçış noktası haline geliyor. Ben de üniversitede çalışan, su kimyasıyla ilgilenen genç bir araştırmacı olarak bu konuyla sık sık karşılaşıyorum. Özellikle “Havuzdaki klor yüksek olursa ne olur?” sorusu, hem havuz işletmecilerinin hem de düzenli yüzen insanların en çok merak ettiği konulardan biri. Klor, doğru dozda kullanıldığında suyu mikroplardan arındıran görünmez bir koruyucu gibi çalışır. Ama doz kaçtığında işler biraz değişir. Hatta bazen “temizlik” için eklenen bu madde, konforu ve sağlığı bozabilecek bir…
Yorum BırakEtiket: de
Hasironu okurlarına özel bu yazımızda “Bankadaki çalışanlara ne denir” konusunu derinlemesine inceliyoruz. Bankadaki çalışanlara ne denir? Bankadaki çalışanlara ne denir? Bu soruyu aslında ilk kez bankaya değil, kendi geleceğime dair düşünmeye başladığım bir akşam sordum kendime. Ankara’da yaşıyorum, 28 yaşındayım ve teknolojiye olan ilgim yüzünden son yıllarda bankacılık sistemine biraz daha farklı bir gözle bakmaya başladım. Eskiden “bankacı” deyip geçerdim. Şimdi ise o kelimenin içinde onlarca farklı rol, uzmanlık ve geleceğe dair soru işareti olduğunu daha net görüyorum. Bankaya girdiğimizde gördüğümüz insanlar aslında tek bir meslek grubundan oluşmuyor. Her biri farklı bir sistemin parçası. Ve ilginç olan şu: Önümüzdeki 5–10…
Yorum BırakKayseri’de Bir Sabah: İçimdeki Sessiz Tartışma Kayseri’nin sabahları hep biraz sert olur. Soğuk hava yüzüme vururken evden çıktığımda, içimde aynı anda hem uykusuzluk hem de tuhaf bir uyanıklık hissi vardı. 25 yaşındayım. Defterlerim dolu, cebim boş, kalbim ise sürekli dolup taşan düşüncelerle ağır. O sabah yine kendime aynı soruyu soruyordum: Düzgün karakter nasıl olur? Bunu ilk kez sormuyorum. Ama her seferinde farklı bir cevaba yaklaşıyor gibi hissediyorum. Bazen annemin sesi geliyor kulağıma, bazen eski bir arkadaşımın yarım kalmış cümlesi, bazen de aynaya bakarken kendime söylediğim yalanlar. O gün, hayatımda küçük ama etkisi büyük olacak üç sahne yaşadım. Sonradan anladım ki…
Yorum BırakSiyah Pantolonun Rengi Soldu Ne Yapabilirim? Gerçek Hayatta Karşılaşılan Bir Gardırop Problemi Siyah pantolon dolabın en güvenli parçalarından biri gibi duruyor ama işin gerçeği, en hızlı yıpranan renklerden de biri. Özellikle sürekli giyilen, işe giderken kurtarıcı olan o siyah pantolon bir gün makineden çıktığında griye dönmeye başladıysa insanın morali gerçekten düşüyor. Bursa’da yaşayan biri olarak söylüyorum; kışın yağmur, yazın toz derken siyah kıyafetler burada ekstra sınavdan geçiyor. Bu yüzden “Siyah pantolonun rengi soldu ne yapabilirim?” sorusu aslında sadece bir bakım sorusu değil, biraz da günlük hayatı kolaylaştırma meselesi. Siyah Rengin Solma Nedenleri Merhaba! Hasironu sayfasının bu haftaki konusu “Siyah pantolonun…
Yorum BırakMetroloji Nedir? Tıp Perspektifinden Psikolojik Bir Analiz Bir Psikologun Meraklı Girişi: Ölçümün İnsan Davranışları Üzerindeki Etkisi Bir psikolog olarak, insan davranışlarını çözümlemek ve içsel dünyalarını anlamak için her gün farklı açılardan bakmayı deniyorum. Ölçüm, her bireyin yaşamında önemli bir yer tutar, ancak ölçmek, yalnızca fiziksel nesneleri ya da biyolojik verileri ele almakla kalmaz. İnsanların zihinsel, duygusal ve toplumsal süreçlerine de yansıyan bir olgudur. Tıpta da metroloji, yalnızca hastalıkların ve tedavi süreçlerinin ölçülmesinden ibaret değildir. Ölçme, bir anlamda insanın sağlığını, psikolojik durumunu ve toplumsal bağlantılarını derinden etkileyen bir süreçtir. Peki, “metroloji” tıpta ne demek? Bu yazıda, metrolojiyi bir tıp uygulaması olarak…
4 YorumKarakovan Balı Bozulur mu? Zamanla Yarışan Bir Şifanın Hikâyesi Bazen bir kavanoz bal, yalnızca tatlı bir lezzet değil; içinde anılar, emek, sevgi ve umut taşıyan bir mirastır. Bugün size sıradan bir bilgi yazısı değil, içinde hayatın ta kendisini barındıran bir hikâye anlatmak istiyorum. Çünkü “karakovan balı bozulur mu?” sorusu, aslında sadece bir gıdanın raf ömrünü değil, zamanla ve anlamla kurduğumuz ilişkiyi de sorgulatır. — Bir Kavanoz Balın Hatırası Anadolu’nun küçük bir köyünde, dedesinden kalan ahşap evde yaşayan Elif, eski bir sandığın içinde tozlu bir kavanoz buldu. Kavanozun içinde, neredeyse amber rengine dönmüş bir bal vardı. Üzerinde eski bir etiket: “Karakovan…
8 YorumŞehitkamil Mi, Büyükşahinbey Mi? Edebiyatın Perspektifinden Bir Karşılaştırma Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Bir edebiyatçı için, kelimeler yalnızca seslerden ibaret değildir. Onlar, varlığın derinliklerinden fısıldayan birer çağrıdır, birer yaşam arzusudur. Kelimeler, insan ruhunun en gizli köşelerinden yansıyan birer ışık huzmesidir. Ve her kelime, yaşanmışlıkların ve hayallerin yansımasıdır. Tıpkı bir şehri tanımlayan kelimeler gibi. Şehitkamil ve Büyükşahinbey; iki farklı semt, iki farklı anlatı, ama aynı zamanda birer edebi eser gibi, farklı bakış açılarıyla anlam bulan bölgeler. Peki, bu iki semt arasındaki farkı bir edebiyatçı nasıl görür? Edebiyatın dünyasında, farklı metinler, karakterler ve temalar üzerinden bu karşılaştırma nasıl bir anlam kazanır?…
4 Yorum