Kıyamet Kuşu Ne Anlama Gelir?
Hadi gelin, biraz düşünelim. Kıyamet kuşu deyince aklınıza ne geliyor? Kocaman bir kuş, apokalipsi müjdeleyen bir yaratık mı? Yoksa size, uçarak her yeri saran bir korku mu? Tam olarak bu sorunun cevabını ararken, İzmir’in o sıcak havasında, sahilde yürürken denk geldiğimiz bir “Kıyamet kuşu”na ne demeli? Hadi, bir bakalım.
Kıyamet Kuşu: Gerçekten Korkulacak Bir Şey Mi?
Kıyamet kuşu deyince insanın aklına genelde felaket senaryoları gelir. Çoğumuz, filmlerdeki o devasa, kanatlarını açtığında gökyüzünü kaplayan kuşları düşünürüz. Ama gerçekte, Kıyamet kuşu aslında gündelik hayatta karşımıza çıkan, sürekli kötü olaylar getiren, işler yolunda gitmediğinde hep “işte ben de tahmin etmiştim” diyen insan tipini tanımlayan bir kavram.
Ve ben, tam olarak bu tipin önde gideniyim. Şöyle bir örnek vereyim:
Bir gün arkadaş grubuyla buluşuyoruz, tabii kahve içip gülüşüp eğleniyoruz, her şey güzel. Sonra birden ben, her şeyi “iyi de” ve “ama” ile sorgulamaya başlıyorum. Mesela, bir arkadaşım “Bu yaz tatile gideceğiz” diyor. Ben hemen: “Ama ya pandemi patlak verirse?” diyorum. Ya da başka bir arkadaşım “Şu işte çok iyiyim” diyor. Ben de: “İyi de, ya patronun sana yeni projeler yüklerse?” diye yanıtlıyorum.
İşte, ben tam anlamıyla bir kıyamet kuşuyum. Yani, insanları fazlasıyla rahat bırakmayıp, hep “ya şu olur, ya bu olur” diye insanları endişelendiriyorum. Ama her seferinde, bir şekilde, tüylerim diken diken olduğu halde, hep haklı çıkıyorum. (Evet, biraz içimi dökmek gibi oldu ama gerçek bu!)
Kıyamet Kuşu Olmak: Hedef Haline Gelmek
Düşünsene, arkadaşlarınla gülüp eğleniyorsun, ama bir şekilde her anı karanlık bir tonla boyuyor, tüm neşeyi bozuyorsun. Kıyamet kuşu, tam burada devreye giriyor. İnsanlar bu kişiye genellikle şu şekilde yaklaşır: “Aa, yine başladın mı?” İşte bu cümleyi kurduğunda, aslında “yine dünyayı karartmaya başlamak” gibi bir duruma giriyorsundur.
Peki, Kıyamet kuşu olmak, gerçekten bu kadar kötü bir şey mi? Açıkçası, bazen evet bazen hayır. Evet çünkü kimse sürekli negatif olmayı sevmez, ama hayır çünkü hayat bazen gerçekten beklenmedik şekilde dönüyor. O yüzden kıyamet kuşu olmak bazen, insanları kötü sonlardan koruyan, küçük bir kurtarıcı olabilir.
Bir Anı: Kıyamet Kuşu Konuşuyor
Diyelim ki bir sabah arkadaşlarınla buluşmaya gittik. Hava çok güzel, her şey yolunda. Ama ben birden ciddi bir yüzle: “Havalar bu kadar güzel giderse, kuraklık sorunu olabilir, biliyor musunuz?” dedim.
Tabii, arkadaşlarım şok içinde! “Ama ne diyorsun ya, sabah sabah!” diyorlar. O sırada iç sesim devreye giriyor:
İç Ses: “Kardeşim, anlamıyorsun. Benim öngörüm müthiştir. Bir yerden bir şeylerin patlak vereceğini zaten hissediyorum.”
Şu an fark ediyorum ki, o an aslında biraz da keyif alıyorum. Yani kötü bir şey söylemek, insanlara sonradan “Haklıyım” deme fırsatı veriyor, bu da bir ego tatmini. Ama tabii bir şekilde hayat ne kadar kötü giderse gitsin, bu durumu hep lehime çevirmeyi başarıyorum.
Kıyamet Kuşu Hangi Özelliklere Sahiptir?
Kıyamet kuşu olmanın belli başlı özellikleri var. Bunları daha netleştirirsek, işte o zaman kendinizi tanıyabilir, belki de bir adım geri atıp “Bunu ben yapmamalıyım” diyebilirsiniz. Ama şu an ben de kabul ediyorum: Evet, bunların çoğunu yapıyorum.
1. Negatif Tahminler Yapmak
Bütün olayların kötü bitmesini bekliyorsanız, evet, kıyamet kuşusunuzdur. Mesela, bir arkadaşınız size “Hayatımda yeni birini tanıdım” dediğinde, siz hemen “Ama ya o kişi sana zarar verirse?” diye düşünüyorsunuz. Herkesin umut dolu bakışları, sizin gözünüzde birer potansiyel felakettir.
2. Tepkileri Aşırı Büyük Vermek
Bir arada arkadaşlarla yemek yiyorsunuz, bir kişi bir yemeği beğenmedi, herkes “Olmaz, çok kötü mü? Hadi ben gideyim de düzeltmeye çalışayım” diyor. Ama işin içinde, o yemek yediği andan itibaren bir felakete dönüşmüşse, “Ben demiştim” diye ortada dolaşan bir kişi sizsiniz. Kıyamet kuşu her zaman küçük şeyleri devleştirir.
3. Hep Bir Kötü İhtimalin Peşinden Gitmek
Bir insan “Dün çok güzel bir gün geçirdim” dediğinde, bir kıyamet kuşu olarak sizin aklınıza hemen şunlar gelir: “Ama ya arabanızla kaza yaparsanız? Ya işinizde bir şeyler ters giderse? Ya da o güzel günü mahveden biri çıkarsa?”
İşte bu, en tipik kıyamet kuşu hareketidir. Her zaman işler kötü gitmiş gibi düşünürsünüz.
Kıyamet Kuşu Olmak, Gerçekten Kötü Bir Şey Mi?
Yine de bazen, bu özelliğinizin avantajları olabilir. Gerçekten kıyamet kuşu olmak, insanları düşünmeye itebilir. Yani, gözden kaçırılan şeyleri görmek, beklenmedik olayları öngörmek bazen bir tür “daha dikkatli olma” durumu yaratabilir.
Tabii, burada dikkat edilmesi gereken nokta, sürekli “ama ya bu, ya da şu olursa?” gibi bir tavırla insanları sıkmamak. Çünkü kimse sürekli korkuyla yaşamak istemez. Ama her şeyin en kötüsünü düşünmek, aslında sizi daha hazırlıklı yapabilir.
Sonuçta…
Kıyamet kuşu olmanın iyi ve kötü yönleri var. Bazen bu tavır sizi eğlendiren, bazen de fazla karamsar kılan bir özellik olabilir. Ama bir şey kesin: Kıyamet kuşu olmak, size “her zaman doğru tahmin yapan kişi” sıfatını kazandırabilir. Hem de bazen insanlar buna ihtiyaç duyabilir.
Şimdi bir adım geri atıp düşünelim. Belki de kıyamet kuşu olmak, dünyanın her şeyin en iyi şekilde olacağına inanarak yaşamasını istemekle alakalıdır. Çünkü hayatta beklenmedik şeyler her an karşımıza çıkabilir. O yüzden belki de, bu yazıyı okurken, bir an için gözlerimizi kısarak düşünmeliyiz: Gerçekten her şeyin iyi olacağına mı inanıyoruz, yoksa ufak bir kıyamet kuşu olmanın faydalı olabileceğine mi?